Bugun...
Reklam
SURİYELİLER


Namık Kemal ZEYBEK
n.kemalzeybek@hotmail.com
 
 

Torunumda "el ayak hastalığı " çıktı. Tırnakların dökülmesine kadar yol açan bir hastalıkmış, çoklukla çocuklarda olurmuş. Neyse uzun süre sıkıntı çekse de iyileşti.

Ülkemizde pek görülmeyen bu hastalık Suriyelilerden sonra yaygınlaşmaya başlamış.
Hekimlerin söylediğine göre bilinmeyen ya da izi kalmayan birçok hastalık giderek yayılıyormuş.

Cumhuriyet, Osmanlı'dan yaygın hastalıklarla açlıkla cahillikle kırılan 13 milyonluk bir halk aldı. Uzun yıllar uğraşıldı, eğitim düzeyi yükseltildi, tarım, hayvancılık geliştirildi, sanayileşmede belli bir yere varıldı. En önemlisi de salgın hastalıkların kökü büyük ölçüde kurutuldu.

Şimdi yeniden salgınlaşmakta olan hastalıklarla uğraşmak gerekiyor.
Suriyelilerin çekirge sürüleri gibi işgal ettikleri yerleri kuruttukları ile bilgiler alıp duruyoruz.
Antakyalı bir tanıdık anlatmıştı. Suriyeliler önce zeytinlerine el koymuşlar sonra da zeytinliğine.

Suriyelilerin bulaştığı, basında sıkça yer alan ya da almayan olaylar ürkütücü boyutlarda.

Tarihi bilenler bilirler ki böylesine büyük oranlarda göçlerin korkutucu sonuçları olur. Gün gelir misafir ev sahibini bastırır. Öyle olur ki dağdan gelenler bağdakini kovar.

Ne mi olur.

Yerleşir kalırlar, çoğunluğu elde eder, oraları geldikleri ülkeye bağlamak için çeteşirler.

Suriyeliler kötü kişiler mi?

Değil.

Bu iş iyilik kötülük konusu değil.

Olanlar çok korkutucu işlerdir.

Gecikmeden çözüm bulunmalıdır.

Bu yazımı okuyacak yetkiler ile onlara bilgi verecek görevlilere de yardımcı olmak için, yapılması gerekenleri tek tek yazıyorum:

1.Gecikmeden Esat, İran, Rusya ile anlaşarak Suriye’de güvenlik sağlanmalıdır.
Bu anlaşma olursa terör örgütleri ortadan kaldırılır güvenlik sağlanır.
2.Şimdi bile bayramlaşmaya ülkelerine dönen Suriyeliler toparlanıp geri gönderilmelidir.
Türkiye’de is kurmuş eğitim düzeyi yüksek olanlarla Türk kökenli olanların kalmalarına izin verilebilir.

Bundan sonra da Suriye’nin de başka ülkelerin de iç işlerine karışılmamalıdır.

3.Bütün bunlar olurken ülkeye dağılmış olan Suriyelilerin Türkiye’nin yasalarına aykırı davranışlarına ve onlara karşı yapılabilecek yasa dışı eylemlere adla hoşgörü gösterilmemelidir.

Suriyeliler toplu olarak tehlike olsa da gelen bireyler ne şeytandır ne de düşman. İnsana insanca yaklaşım Türk Töresi'nin gereğidir.

4.Şu yersiz, anlamsız "ensar -muhacirin" edebiyatı artık bırakılmalıdır. Geçmişin derinliklerinde olanlar ile bugün olanların benzer yanı yoktur.

Demek istiyorum ki devlet işlerinde akıl ve bilim yolundan ayrılmamak gerekir.

Ayrılırsanız karşılığı ağır olur.



Bu yazı 196 defa okunmuştur.

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI