Bugun...
Reklam
ASEAN’a Sektörel Diyalog Ortağı Olmak Avrupa Birliği Üyeliğine Alternatif Olamaz


Prof. Dr. Sadık Rıdvan Karluk
ridvankarluk@gmail.com
 
 

Türkiye ile Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) arasında  Diyalog Ortaklığı  ilişkisi kurulması kararı,ASEAN’ın 50’nci yıldönümünün kutlandığı5 Ağustos 2017 tarihinde kabul edilmiştir. BöyleceTürkiye, iki yıl süren görüşmelerin ardından Güney Doğu Asya Ülkeleri Birliği’nin Diyalog Ortağı olmuştur. Bölge dışı ülkelerin, tıpkı Avrupa Birliği’nde olduğu gibi ASEAN’a tam üye olmaları mümkün değildir.  Kuruluş’un  bölge dışı ülkelerle yürüttüğü kurumsal ilişkilerde en ileri statü Diyalog Ortaklığı’dır.

ASEAN’ın temeli; Endonezya, Filipinler, Malezya, Singapur ve Tayland Dışişleri Bakanlarının 8 Ağustos 1967 tarihinde Bangkok’ta imzaladıkları beş maddelik bildiriyle atılmıştır. ASEAN’ın amaçları; ekonomik, sosyal, kültürel, teknik, eğitim ve diğer alanlarda işbirliği gerçekleştirilmesi ile adalet kavramına, hukuka ve Birleşmiş Milletler ilkelerine saygı çerçevesinde bölgesel barış ve istikrarın sağlanması olarak belirlenmiştir.

1976 yılında  imzalanan Dostluk ve İşbirliği Anlaşması (Amity and Cooperation in Southeast Asia) ve 1995 yılında  imzalanan Güneydoğu Asya Nükleer Silahlardan Arındırılmış Bölge Anlaşması (Southeast Asia Nuclear Weapon Free Zone- SEANWFZ) ASEAN’ı yukarıdaki konularla sınırlı olmak üzere yasal açıdan  bağlayıcılığı da olan bir  uluslararası kuruluşa dönüştürmüştür.

Bu kapsamda Aralık 2005  Kuala Lumpur 11’nci ASEAN Zirvesi’nde bir adım daha atılmıştır. Zirve’de ASEAN’ın hedef ve amaçlarına ulaşılabilmesi için yasal ve kurumsal bir çerçeve  plan olan ASEAN Şartı (ASEAN Charter) Hazırlanmasına Yönelik Kuala Lumpur Bildirisi imzalanmıştır. Bu kapsamda Avrupa Birliğine benzer şekilde bir yapılanmaya gidilerek ASEAN Güvenlik Topluluğu, ASEAN Ekonomik Topluluğu ile ASEAN Sosyo Kültürel Topluluğu  olarak üç sütuna (bacağa) dayanan ASEAN Topluluğu’nun (ASEAN Community) kurulması kararlaştırılmıştır.

Kuala Lumpur’da 21-22 Kasım 2015 tarihlerinde yapılan 27’nci ASEAN Liderler Zirvesinde, ASEAN Ekonomik Topluluğu’nun (AEC) 1 Ocak 2016 tarihinden  sonra  gerçekleşmesini öngören Kuala Lumpur Bildirisi yayınlanmıştır. Avrupa Birliği’nde olduğu  gibi 625 milyonluk tek bir pazarın oluşması  hedeflenmiştir.  Ekonomik Topluluğu’nun oluşmasıyla malların ve hizmetlerin serbest dolaşımı sağlanacak, üretim maliyetleri düşecek, bölgede üretilen ürünlerin yüzde 70’inde gümrük vergileri  kaldırılacaktır. Böylece, ASEAN  milli geliri 2025 yılına kadar yüzde 7 oranında büyüyecektir.

1997 yılında oluşturulan ASEAN+3 Forumu  kapsamında  ASEAN ülkeleri ile Çin Halk Cumhuriyeti, Japonya ve Güney Kore arasında siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel işbirliğinin geliştirilmesine yönelik görüşmeler  gerçekleştirilmektedir.

ASEAN’ın merkezi Cakarta’dır. Üyeleri şunlardır: Endonezya, Malezya, Tayland, Filipinler ve Singapur, Brunei Darussalam, Vietnam, Laos, Myanmar  ve Kamboçya. Diyalog Ortakları ise Türkiye, ABD, Kanada, Rusya, Avustralya, Çin Halk Cumhuriyeti, Japonya, Güney Kore, Hindistan, Avustralya, Yeni Zelanda ve Avrupa Birliği’dir. (S. Rıdvan Karluk, Uluslararası Kuruluşlar, 7. Baskı, Beta Yayım, İstanbul, 2014, s. 611)

Türkiye, ilk defa ASEAN Zirvesi’ne Dönem Başkanı Brunei’nin özel konuğu olarak 2013 yılında  davet edilmiş, toplantıya dönemin  Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu katılmıştır. Myanmar,  Dönem Başkanı olduğu 8 -10 Ağustos 2014 tarihlerinde Nepido’da düzenlenen 47’nci ASEAN Dışişleri Bakanları Toplantısına  Türkiye’yi davet etmiştir. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu  Ağustos 2015’de yapılan  48’nci ASEAN Bölgesel Forumu’nda Türkiye’yi temsil etmiştir.

Avrupa Birliği -ASEAN  Serbest Ticaret Anlaşması (STA)  müzakerelerinin 4 Mayıs 2007 tarihinde  görüşülmesinin ardından,  Türkiye ile ASEAN arasında STA müzakerelerinin başlatılması   amacıyla  12 Haziran 2007 tarihinde girişimde bulunulmuştur.  6 Ağustos 2008’de  ASEAN Ülkeleri Ekonomi ve Dışişleri Bakanlıklarına  konu  iletilmiştir. Daha sonra   müzakerelerin başlatılmasına yönelik olarak ASEAN ülkeleri Ekonomi Bakanlarına birer mektup gönderilmiş ve destekleri  istenmiştir.

Endonezya tarafından 16 Eylül 2008 tarihinde gönderilen cevabi mektupta Türkiye-ASEAN STA müzakerelerinin başlatılması için öncelikle Türkiye’nin ASEAN ile Diyalog Ortağı olması gerektiği  açıklanmıştır.Diyalog Ortaklığı’nın  gerçekleşmesiyle STA müzakerelerine de başlanabilecektir.

Bazı köşe yazarları, Türkiye’nin ASEAN ile Diyalog Ortağı olmasını, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ilişkileriyle karşılaştırarak, 1959 yılından bu yana AB’ye üye olamadığımızı ama 2 yıl içinde ASEAN ile Diyalog Ortaklığını gerçekleştirdiğimizi belirtmektedirler.

AB’ye üye olmak ile ASEAN’a  Diyalog Ortağı olmak arasında dağlar kadar fark vardır.

 

AB; egemenlik yetkilerinin kısmen devredildiği, alınan ortak kararlara tüm üye ülkelerin uymak zorunda bulundukları,  Batılı anlamda demokrasi ile yönetilen, üyelik için ekonomik (Maastricht) ve siyasi (Kopenhag)  kriterleri yerine getiren, ekonomik entegrasyona (bütünleşmeye) dayanan ve sadece Avrupalı ülkelerin katılabileceği bir uluslararası kuruluştur. Oysa ASEAN, bölge ülkelerinden oluşan işbirliğine yönelik bir kuruluştur. AB üyeliği için gerekli olan şartlar Diyalog Ortaklığı için gerekli değildir. Bu sebeple Diyalog Ortaklığını AB üyeliği ile karıştırmamak  gerekir.

 

Türkiye Şanhay İşbirliği Kuruluşu (ŞİK)  ile de  Diyalog Ortağı’dır. Dönemin  Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu imza töreninde yaptığı konuşmada"Tüm üye ülkelere ve örgütün genel sekreterliğine, son zirvede varılan mutabakatla, Türkiye'nin, yüzlerce değil binlerce yıldır beraber olan ülkelerden oluşan bir ailenin üyesi haline geleceği bu yeni dönemi mümkün kıldıkları için teşekkürlerimi sunuyorum" demişti. Davutoğlu, ortaklığın ekonomi ve ulaşım başta olmak üzere Türkiye'nin ŞİK ile bağlarını güçlendireceğini,  bütün ülkeleri tehdit eden tehlikelere karşı birlikte mücadele etme imkanı sunacağını  açıklamış, Türkiye ile ŞİK’nun  omuz omuza yürüyeceği uzun bir yolun başlangıcı olduğunu vurgulamıştı.

 

ASEAN ile  Diyalog Ortağı,  bölgeye açılmak açısından  önemlidir.  Diyalog Ortaklığı ile,Güneydoğu Asya bölgesinde  önemli  bir siyasi ve ekonomik  kuruluş olan  ASEAN ile  ilişkilerin güçlendirilmesi yönündeönemli bir adım atılmıştır.

 

Türkiye, ASEAN ile kurumsal ilişkilerini geliştirme kararını 1999 yılında almış,Sektörel Diyalog Ortağı olmak için niyetini  açıklamıştır.  Dostluk ve İşbirliği Anlaşmasına (ASEAN/TAC) 19-23 Temmuz 2010 tarihlerinde Vietnam’da yapılan  ASEAN Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda  taraf olmuş, Cakarta Büyükelçiliği  aynı yıl ASEAN nezdinde akredite edilmiştir.

 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Diyalog Ortaklığı  konusunda  şu değerlendirmeyi yapmıştır:  "2015 yılında başvurmuştuk, iki yıldır yoğun bir çalışma sürdürüyorduk arkadaşlarımızla beraber. Hem yol haritamız hem de eylem planımız, ASEAN üyesi ülkeler tarafından da takdirle karşılandı.  Esasen ASEAN'ın bu statüsüne başvuran başka ülkeler de vardı, bu sene sadece Türkiye'ninkini kabul ettiler. Bu tabii Türkiye 'nin çok yönlü, proaktif dış politikasına uygun bir açılım."

 

Türkiye'nin Latin Amerika açılımı, Afrika ile ortaklık politikası bulunduğunu hatırlatan Dışişleri Bakanı, bunların yanısıra Türkiye'nin Güneydoğu Asya bölgesine de uzun zamandır yoğun önem verdiğini belirtmiştir.Laos'ta açılacak büyükelçilik ile ASEAN bölgesindeki tüm ülkelerin başkentlerinde temsilcilik  olacağını açıklayan  Bakan, Türkiye'nin yol haritası ve eylem planının uygulanması için hem kurumsal olarak ASEAN ile hem de üye ülkelerle birlikte çalışmalarını sürdüreceğini  belirtmiştir.

Çavuşoğlu, "Hem siyasi hem de kurumsal olarak bu bölgedeki ülkelerle ilişkilerimiz daha da gelişecek. Ayrıca ASEAN sadece artık siyasi bir örgüt değil, ekonomik bir örgüt haline geldi. ASEAN bölgesiyle ikili ticaret hacmimiz artıyor ve önümüzdeki süreçte bu rakamlar, ASEAN üyesi ülkelerle ikili ticaret hacmimiz daha hızlı şekilde artacak. Ayrıca iş adamlarımız için önemli fırsatlar ortaya çıkacak. İşin içinde insani kalkınma boyutu var, siyasi ilişkilerin geliştirilmesi var. Ayrıca ekonomik ilişkiler, kültürel ilişkiler gibi her alanda bu bölgeyle ilişkilerimiz çok daha iyi noktaya gelecek. Bundan sonraki yıllarda da ASEAN'ın bu tür toplantılarına, zirvelerine, dışişleri bakanları toplantısına da resmen katılacağız"demiştir.

ASEAN ülkeleriyle 2002 yılında 1,3 milyar dolar  seviyesinde  olan toplam ticaret hacmimiz, 2016 yılında 8,7 milyar dolara  yükselmiştir. 2005-2015 yılları arasında ASEAN ülkelerine yönelik TİKA’nın yardımlarının toplamı 147,8 milyon dolardır. Türkiye, ASEAN üyelerinin oluşturduğu polis  örgütü olan ASEANAPOL’e 2014 yılında gözlemci üye olmuştur.

Hiroşima ve Nagazaki Türkiye’de Unutuldu mu?

Japonya’nın Hiroşima kentine 6 Ağustos 1945 tarihinde, Nagazaki’ye de 9 Ağustos 1945 tarihinde düzenlenen nükleer saldırılarda  hayatını kaybedenler, Japonya ve tüm dünyada anılırken Türkiye’den Beylikdüzü dışında çok az ses çıkmasını  yadırgadım.

Katliamın 72'nci yıldönümü,  Beylikdüzü Yaşam Vadisi'nde bulunan Japon Bahçesi’nde yapılmıştır. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Beylikdüzü Belediyesi ortaklaşa bir etkinlik düzenlemiştir.  Törende, Hiroşima’da  yakalandığı  hastalıktan 12 yaşında ölen Sadako Sasaki'nin yarım kalan bin turna kuşunu,Barışa Uçan Turnalar Projesi kapsamında ÇYDD  çocukları tamamlamıştır.

Hiroşima’yı ziyaret ettiğimde beni en çok etkileyen, Barış Parkı içindeki Hiroshima National Peace Memorial Hall for the Atomic Bomb Victims salonu olmuştur.

Salona  girişte  hissedilen  acıyı burada açıklayamam.  Binada; kurbanların isimleri ve fotoğrafları, kurtulanların  anıları sergilenmektedir. Ana salon  sembolik olarak düzenlenmiştir. Salonda Hiroşima’nın bombalanmış  durumunun Shima Hastanesi’nden (atom bombasının düştüğü yer) görüntüsü panoramik şekilde işlenmiştir. Park yakınlarında yer alan Atomic Bomb Dome adlı bina dışında bombanın etkilerini görmek mümkün değildir.

Hiroshima Peace Memorial Museum (Barış Anma Müzesi) ise nükleer silahların neler yapacağının canlı örnekleri ile doludur. Radyoaktivite sonrası yağan siyah yağmurun beyaz duvarlar üzerindeki izlerini, merdivenlerde oturan insanların siyahlaşmış kalıntılarını, öğrencilerin parçalanmış okul üniformalarını ve beslenme çantalarını, saatlerin patlama  zamanı olan 08:15’i gösteriyor olmasını gördüğünüz zaman, insanın ürpermesi çok doğal bir tepki olmaktadır.

Bana en fazla dokunan da  Sadako Sasaki’nin gerçek hikayesidir.  Bomba patlağında  iki yaşında olan Sasaki,  on yıl sonra lösemiye yakalanmış sekiz ay tedavi  görmüştür ama sonunda hayatını kaybetmiştir. Eğer bin tane kağıttan turna katlarsa yaşam dileğinin gerçekleşeceğine inanan Sadako, sayısız turna katlamıştır ama bu katlamalar bir işe yaramamıştır.

Sadako’nun ölümü  üzerine atom bombası etkisine maruz kalan çocuklar için bir anıt yapılmıştır. Her yıl  sayısız kağıttan turna dünyanın dört bir yanından bu anıta gönderilmektedir.Türkiye’den yarım kalan bin turna kuşunu, İstanbul Beylikdüzü’nden  Barışa Uçan Turnalar Projesi kapsamında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği çocukları tamamlamıştır.

Japonya Başbakanı Şinzo Abe  Hiroşima’da yaptığı konuşmada, “Burada Hiroşima kentinde nükleerden arınmış bir dünya ve ebedi barışı hayata geçirmek için elimden çabayı gösterme sözümü bir kez daha ifade ediyorum” demiştir. ABD eski Başkanı Barack Obama Mayıs 2016’da Hiroşima’yı ziyaret etmiş, bombardımanın yapıldığı bölgeye giden ilk ABD Başkanı olmuştu. Obama konuşmasında kurban yakınlarından özür dilememişti.



Bu yazı 72 defa okunmuştur.

YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI